Albüm Mekanı | Bedava Müzik , Film ve Oyun Merkezi  
Go Back   Albüm Mekanı | Bedava Müzik , Film ve Oyun Merkezi > Hoş Geldiniz > Güncel Haberler


Yeni Konu aç Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 22.02.2012, 17:17   #1 (permalink)
Tecrübeli Üye
 
Efsane 66 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 02.02.2011
Mesajlar: 611

Level: 22 [♥ Bé-Yêu ♥♥ Bé-Yêu ♥♥ Bé-Yêu ♥♥ Bé-Yêu ♥♥ Bé-Yêu ♥]
Paylaşım: 54 / 540
Güç: 203 / 2089
Tecrübe: 62%

Konular: 661
Rep Puanı: 10
Rep Derecesi: Efsane 66 is on a distinguished road
Lightbulb Hangi ‘cumhuriyet’, kimin ‘cumhuriyet’i?

Hangi ‘cumhuriyet’, kimin ‘cumhuriyet’i? - Full Album Indir

 


HANGİ ‘CUMHURİYET’, KİMİN ‘CUMHURİYET’İ?

Cumhuriyet’in kuruluş yıldönümü kutlamaları geride kaldı. Geçen yıllardaki kutlamalardan farklı olarak çok başlı kutlama tabloları ortaya çıktı. Farklı fikir ve eğilimlerden çeşitli tarafların Cumhuriyet’e sahip çıkma yarışına girdiklerine şahit olundu. Her bir taraf, kendi anlayışları etrafında bir Cumhuriyet portresi çizmeye çalıştı ve Cumhuriyet’in gerçek sahiplerinin kendileri olduğunu savunmaktan geri durmadı. Öyleyse soruyoruz; Hangi Cumhuriyet ve kimin Cumhuriyet’i?

Arkasında bir halk kitlesi olmadan, bahşedilen bağımsızlığın bedeli olarak kurulan Cumhuriyet, hayatı boyunca taban problemi yaşadı. Sağlam bir zemine oturmadığı için de, daima kendisini tehdit altında hissetti ve kendi halkından korkarak iç düşmanlar üretti. Cumhuriyet’in elit tabakasının ve onların hayat anlayışının, halkla ve halkın inançları ile kan uyuşmazlığı daima var ola geldi. Teoride halka dayalı olması gereken Cumhuriyet, hiç bir zaman bu desteğe ulaşamadı. Konuyla alakalı olarak Fikret Başkaya yeni rejimi şöyle tarif eder:

“Cumhuriyet’ten söz edebilmemiz için orada ‘Cumhur’un iradesinin tecelli etmesi gerekir. Oysa 1923’te kurulan ve yeni olduğu söylenen Rejim bir darbeyle kurulmuştu. Darbeyle Cumhuriyet kurulur mu? Eğer 1923 sonrası için mutlaka bir isimlendirme gerekirse, bu bir ‘Padişahsız padişahlık’ dönemidir.”(www.peyamaazadi.org)

İttihat ve Terakki’nin çocukları, Jakoben Batıcı tayfa, tek kültürlü (Batı kültürü), tek dilli (Necip Fazıl’ın ifadesiyle Yeni Kurbağa Dili), tek dinli (dinsizlik) bir toplum hedeflemekteydi ve bu hedeflere ulaşmak için de toplumdaki İslamî unsurların ortadan kaldırılmasına öncelik verildi. 5 Eylül 1930’da Fethi Okyar’ın Serbest Fırkası’nın İzmir Mitingi’nde çeşitli olaylar meydana geldi, ölenler ve yaralananlar oldu. İlgilenenler vakıanın detayını araştırabilirler. Fakat cumhurun, Cumhuriyet’ten ne çektiğini anlamak için, olay hakkında Ahmet Ağaoğlu’nun şu ifadeleri manidardır:
“Hiçbir şeyden haberi olmayan bizler otelde idik ve alt kattaki salonda birçoklarıyla görüşüyorduk. Birden bire otele büyük bir kalabalık hücum etti. Hepsi heyecan içinde idi. Kimi ağlıyor, kimi tehditler savuruyordu. Kalabalığın ortasından ihtiyar bir adamcağız kucağında taşıdığı bir çocuğu birden bire Fethi Bey’in ayaklarına atarak, “İşte size bir kurban! Başkalarını da veririz… Yalnız sen bizi kurtar!” dedi ve ağlayarak kendisi de Fethi Bey’in ellerine sarıldı. Manzara müthiş, tüyler ürpertici idi. Kanlara boyanmış körpe, mektepli bir çocuk Fethi Bey’in ayakları dibinde son nefesini veriyordu. Babası da Fethi Bey’in ellerine sarılarak yakıcı bir lisanla daha başka evladını da kurban vermeye hazır olduğunu söylüyor, “Yalnız bizi kurtar!” diye yalvarıyordu! Herkes başını aşağı eğmiş ezici bir sıkıntı içinde ne yapacağını bilmiyor! Fethi bey’in gözleri yaşarmış, bazıları hüngür hüngür ağlıyorlardı…” (www.haber7.com)

Fakat sadece İslamî kesim değil, rejimin laik yapısını benimseyen çevreler dahi bu baskıdan nasibini aldı. 1934-1937 yılları arasında, Dersim bölgesinde uygulanan zorunlu iskân politikası (bölge halkının Batı illerine zorunlu nakli) ve resmî kayıtlara göre 8 bin insanın öldürülmesi, uygulanan zulmün büyüklüğünü sergilemekteydi.

Bir Özel Harp Dairesi tertibi olan, 6-7 Eylül 1955 olayları, İstanbul’daki gayrimüslimlere karşı girişilen bir tehcir hareketi oldu. Reklamlara göre “Laiklik” tüm din mensuplarının haklarını garanti altına alacaktı. Fakat İslam Ümmeti’nin tarihinde, hiçbir devirde benzeri yaşanmayan bir iç çatışma ortamı, bir cadı avı, devlet eliyle gerçekleştirildi.

Son 30 senedir de Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da yaşanan çatışma ve terör olayları 50 bin insanın canına mal oldu. Yüz binlerce insanın hayatının kararmasına sebep olan bu süreç, Kürtler ve Türkler arasına resmî ideolojinin ektiği düşmanlık tohumları değil midir?

Cumhuriyet’in, iç düşmanları ile mücadelesinin listesi uzun ve bu zulümlerin tarihi kütüphaneleri dolduracak kadar da çoktur. Yıllardır, Cumhuriyet’in düşman bellediği kesimlerin ise, bu sene halk ile Cumhuriyet’i buluşturma gayreti içine girmeleri ne tuhaftır! Bakınız Zaman Gazetesi Cumhuriyet kutlamalarını, Libya Arap Cemahiriyesi Resmî Gazetesi edasında nasıl takdim ediyor:
“Soğuk ve yağışlı havaya rağmen tüm yurdu 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı coşkusu sardı. Ülke genelindeki stadyumları dolduran vatandaşlar, Cumhuriyet’in 87. yılını büyük bir gururla andı. Birkaç ildeki kutlamalar yarına ertelenirken, Ankara Hipodrom’daki törene devlet erkânı tam kadro katıldı.” (www.zaman.com.tr)

İslamî camianın(!) Cumhuriyet’e sarılması, Cumhuriyet’in asıl sahipleri tarafından benimsenmedi. Çünkü onlar Cumhuriyeti yalnız kendilerine mal etmişlerdi. Cumhurbaşkanı Gül’ün, Cumhuriyet resepsiyonuna başörtülü eşi ile gelmesi, Cumhuriyet’in kadim sahipleri ile çakma Cumhuriyetçiler arasında ayrışmaya sebep oldu. CHP ve Silahlı Kuvvetler, Gül’ün resepsiyonunu boykot ederek kendi programlarını düzenlediler. O kadar ki, herhangi bir başörtülü görünmesi halinde, görünmeden kaçma talimatları bile yayınladılar. CHP ve TSK’nın boykot tavrından rahatsız olan Zaman Gazetesi Genel Yayın Müdürü Ekrem Dumanlı, şunları yazıyordu:
“Cumhuriyetimizin 87. yılı münasebetiyle Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Çankaya Köşkü’nde resepsiyon veriyor. Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) ortada yok. Niçin? “Başörtüsü ile ilgili değil...” diyor, CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu. Peki, neyle ilgili? Makul bir cevabı yok bu sualin. Güya parti üyelerini serbest bırakmışlarmış. Ve tesadüfe(!) bakın ki, resepsiyonda CHP yönetim kadrosundan insan bulmak imkânsız. Askerler niçin katılmıyor peki? Türk Silahlı Kuvvetleri hiç kimsenin aile şirketi değil ki, dilediği gibi hareket edip ‘la yüsel’ bir çerçeve çizsin kendine. Cumhurbaşkanı, TSK’nın başkomutanıdır. O koltuk, Mustafa Kemal Atatürk’ten kalma bir makamı temsil ediyor. Şu an görev yapan bütün komutanlar, Cumhurbaşkanı’nın emri altındadır. Habertürk Genel Yayın Yönetmeni Fatih Altaylı doğru söylüyor. Millî Güvenlik Kurulu’nda, Yüksek Askerî Şûra’da vs. Cumhurbaşkanı’nın otoritesi altında vazife yapan komutanların Cumhuriyet’in 87. yılını kutlama söz konusu olduğunda programa gelmeme hakları bulunmamakta. Resepsiyona katılmamak sadece Sayın Abdullah Gül’e saygısızlık değil; Cumhuriyet’in asıl sahibi ‘cumhur’a da saygısızlıktır. TSK gibi arkasında yüzlerce senelik geleneği olan bir kurumun böyle bir yanlış içinde olması asla kabul edilemez...” (www.zaman.com.tr)

Nasıl oldu da, Cumhuriyet Gazetesi, Atatürkçü Düşünce Derneği, Ergenekon, İşçi Partisi, CHP, Laik Silahlı Kuvvetler, vs. vs. ve İslamî cemaatler, hepsi de Cumhuriyet etrafında kenetlenmişti. Bu kavram bu kadar farklı kesimler tarafından sahip çıkılacak derecede ihtilaflı mıydı? Yoksa birileri takiyye ya da tevriye mi yapıyordu. Belki farkında değillerdir, diye hüsnü zan ederek şöyle diyoruz: Ey Müslümanlar, kimlerle saf tutmaktasınız, kimin ideolojini savunmaktasınız. İslam’ı hayattan dışlayanlar ile neyin ortak mücadelesini vermektesiniz, hangi sisteme sahip çıkmaktasınız. Allah’ın dinini alaya alanlar ve hayata dair emirlerinin inkar edildiği nizamlar ve onların sahipleri ile hangi ortak paydada buluşabilirsiniz. Rabbimizin şu emrini nasıl unutabilirsiniz:
وَقَدْ نَزَّلَ عَلَيْكُمْ فِي الْكِتَابِ أَنْ إِذَا سَمِعْتُمْ آيَاتِ اللّهِ يُكَفَرُ بِهَا وَيُسْتَهْزَأُ بِهَا فَلاَ تَقْعُدُواْ مَعَهُمْ حَتَّى يَخُوضُواْ فِي حَدِيثٍ غَيْرِهِ إِنَّكُمْ إِذًا مِّثْلُهُمْ إِنَّ اللّهَ جَامِعُ الْمُنَافِقِينَ وَالْكَافِرِينَ فِي جَهَنَّمَ جَمِيعًا
“Oysa Allah size Kitapta (Kur’an’da) “Allah’ın ayetlerinin inkâr edildiğini ve onlarla alay edildiğini işittiğiniz zaman, başka bir söze geçmedikleri müddetçe, onlarla oturmayın, aksi halde siz de onlar gibi olursunuz” diye hüküm indirmiştir. Şüphesiz Allah, münafıkların ve kâfirlerin hepsini Cehennem’de toplayacaktır.” (en-Nisa 140)

Takiyye yapmayan, “köprüyü geçene kadar...” demeyen, inandığını söyleyen, Hak ile Batılı birbirine karıştırmayan bir Müslüman’ı, yine aynı Cumhuriyetçi Zaman Gazetesi ise şu cümlelerle suçlamaktaydı:
“Cumhuriyet Bayramı’nın kutlandığı 29 Ekim 2010 tarihinde Güngören’de bir camide provokasyon girişiminde bulunan şahsın Hizb-ut Tahrir örgütü üyesi olduğu iddia edildi. Güngören’de bulunan Genç Osman Camii’nde cuma namazı sırasında imam Cumhuriyet konulu hutbeyi okurken ayağa kalkan Ö.G. isimli bir şahıs “Sen cumhuriyet rejimi ile şeriat rejimini nasıl aynı kefeye koyarsın?” diye bağırmıştı. Olay üzerine imam bağıran şahsa aldırmadan hutbeye devam etti. Ö.G. cemaat tarafından cami dışına çıkarıldı ve polise haber verildi. Olay yerine gelen polis, yaptığı kısa bir araştırmadan sonra Ö.G.’yi gözaltına aldı. Emniyet’e götürülen şahsın Terörle Mücadele Şubesi tarafından yasadışı Hizb-ut Tahrir Örgütü’ne üye olduğu şüphesiyle izlendiği anlaşıldı. (http://www.zaman.com.tr/haber.do?hab...68757269796574)

Bizde diyoruz ki; Müslüman Allah’a teslim olandır. Laiklik’in, Cumhuriyet’in, Kapitalizm’in, Komünizm’in etrafında değil, İslam’ın etrafında döner durur. Müslümanlar kardeştir ve bu beşerî ideolojilerin değil, yalnızca İslam’ın etrafında birlik olur, kenetlenirler.
“Mü'minler, taşları birbirleriyle kenetlenmiş bir duvar gibidirler.”

Asım CİNGİTAŞ
Efsane 66 isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 31.03.2012, 14:59   #2 (permalink)
Tecrübeli Üye
 
canoderdo - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 30.03.2012
Bulunduğu yer: İstanbuL
Mesajlar: 663

Level: 23 [♥ Bé-Yêu ♥♥ Bé-Yêu ♥♥ Bé-Yêu ♥♥ Bé-Yêu ♥♥ Bé-Yêu ♥]
Paylaşım: 842 / 842
Güç: 221 / 272
Tecrübe: 46%

Konular: 12
Rep Puanı: 10
Rep Derecesi: canoderdo is on a distinguished road
Standart

Hangi ‘cumhuriyet’, kimin ‘cumhuriyet’i? - Full Album Indir

 


Emeğine sağlık TeşekkürLer
canoderdo isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Hangi levelde,hangi canavarı keseceksiniz (lwl. 19-30) Gölgeli66 Silkroad Online 0 24.03.2011 01:04
Hasan Sağındık - Kimin Dünyası İlahi Sözleri Gölgeli66 Ilahi Sözleri 0 06.03.2011 13:20
Mehmet Erol - Bu Vatan Kimin İlahi Sözleri Gölgeli66 Ilahi Sözleri 0 05.03.2011 23:28
Kimin İçi Yanıyor? Gölgeli66 Komik Fikralar 0 26.02.2011 01:33
Kimin Kötü Niyetli Olduğu Belli Olmaz Gölgeli66 Komik Fikralar 0 25.02.2011 22:51

Powered by vBulletin® Version 3.8.4
Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.5.2

CinsForum - Aradiginiz Hersey Burda Var | şarkı indir | albüm indir | mp3 indir | Google Sitemap | | müzik indir | mp3 indir | müzik indir www.vBulletin-Turko.com

Bu Site Google Tarafindan Desteklenmektedir.


Müzik Türkçe Yabancı

Forum Siteleri
oyunlar - oyunlar